20 Ocak 2013 Pazar

Bugünün en sıkılanı ben miyim?

bugünün en sıkılanı ben miyim? samimiyetsiz miyim yoksa kel miyim? laf anlamaz huysuz dedeler gibi bi baktım da fiyakalı bir tripteyim evrenin en debelenen yerindeyim. nemenem bu çaba boş iyi ki gerilmedim. çeneme gömülmüş yirmilik diş gibi kaçıcak yerim yok ama evimdeyim… İşte benim şu sıralar ruh halimi anlatan en iyi şarkı; güne sıkılarak başlayan ve kaçacak yeri olmayan bir yirmilik diş, tek hayali ise sevgilisini koluna takıp köşe bucak gezmek ve gezdiği günleri hatırlayarak mutlu olmak. Bu yüzden ne zaman parayla zamanı bir araya getirsek topluyoruz valizleri, çıkıyoruz yola…Genelde hazırlık yapmaya, günleri planlayıp bölmeye, kalacak yer ayarlamaya falan vaktimiz olmuyor, bloglardan aldığımız çıktıları yollarda okuyup, deneye yanıla yolumuzu buluyoruz. Bu zamanları da bir yerlere kaydetmezsem, mor gözlüğümün ardından gördüklerimi anlatmazsam içimde patlayacağından ben de karar verdim blog yazmaya…Umarım birilerine faydası dokunur, kimseye dokunmazsa bana dokunacağı kesin:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder